2009 Dünya'nın en iyi futbolcusu dün akşam herkesin beklediği üzere Tango'cu Messi oldu. Barcelona'nın göz bebeği , Dünya'nın en iyi Futbolcusu ödülünü alan ilk Arjantin'li aynı zamanda. Bu ödülü en çok hakeden isimdi, Lionel Messi ...HER ZAMAN GÖZDEN KAÇAN BİRŞEYLER VARDIR ...
22 Aralık 2009 Salı
EN İYİSİ O
2009 Dünya'nın en iyi futbolcusu dün akşam herkesin beklediği üzere Tango'cu Messi oldu. Barcelona'nın göz bebeği , Dünya'nın en iyi Futbolcusu ödülünü alan ilk Arjantin'li aynı zamanda. Bu ödülü en çok hakeden isimdi, Lionel Messi ...21 Aralık 2009 Pazartesi
RAKİPLER BELLİ OLDU
Atletico Madrid - Galatasaray maçının galibi bir üst turda Everton - S.Lizbon maçının galibiyle oynayacak.Lille - Fenerbahçe maçının galibi bir üst turda Liverpool - Unirea maçının galibiyle karşılaşacak.
Galatasaray bence şanslı bir kura çekti.Atletico Madrid'de çok yıldız futbolcu var bu bir gerçek. Ancak baktığınız zaman La Liga'da aldıkları kötü sonuçlara Şampiyonlar ligi halkasınıda eklediler ve sadece 3 beraberlik alarak gruptan mucizevi bir şekilde çıkmayı başardılar.Şuan liglerde devre arası olmak üzere.Transfer dönemi açılıyor.En büyük yıldızları,Maradona'nın damadı Kun Agüero'nun da Chelsea'ye transferi konuşuluyor kulislerde.Umarız gerçekleşir.Elenmeyecek bir rakip değil bence.Yeterki gününde ve tam olsun sarı kırmızılılar ...
Fransız Lille tehlikeli bir takım.Ayrıca çok golcüler.Fenerbahçe avrupada çok gol yiyor.Tehlikeli bir kura ancak ilk maçın dışarda olması Sarı Lavicertliler için büyük avantaj.Daum Twente maçını unutmaz inşallah ve ona göre oynatır takımını.Yoksa Gervinho, ikinci bir Nkufo faciası yaşatabilir Fenerbahçe'ye.Takımlarımızın turu geçmeleri dileğiyle maç gününü bekliyoruz.HARRY KEWELL
PAUSE
Ne güzel söylemiş spiker; ''Oysa herşey o kadar güzel başlamıştı ki...'' Hep görürdüm bazı bloglarda ama hiç anlam veremezdim. Neden, niye bir insan en sevdiği şeye ara verirdi ki? Meğer şartlar bu hale getiriyormuş bunu da yaşayarak tecrübe ettik. Stop değil pause tuşuna bastım sadece. Yorumlar abarınca, düşüncelerime yapılan kimi itirazlar(saldırılar) aile boyutuna ulaşınca ve normal bir insan olarak yazılan yazılar hep basın kimliğim yönümle özdeşleşince böyle bir ara verme zorunluluğu hissettim. Ben de büyük bir hevesle girişmiştim blog olayına. Maksat bildiklerimi yansıtmak, bilemediklerimi öğrenip anlamaktı. Güzel de oldu. Herşey çok da güzel başladı ve öyle de devam etti. Vaktini ayırıp okuyan, bilgisini paylaşan herkese teşekkür ederim. Altkimliğimi sorgulamadan, üstkimliğimle bir geri dönüş olacak elbette. Belki yarın belki yarından da yakın.12 Aralık 2009 Cumartesi
KİMSİN SEN , ÇIK DIŞARI
Wolfsburg deplasmanında Michael Owen coşuyor coşturuyor ve 3. golünü de Wolfsburg ağlarına gönderiyor. Bu golün ardın da davetsiz bir misafir Dzeko ve Misimovic'in yanında bitiveriyor anında. Hayır oraya gelene kadar kim nasıl müdahale edemedi de o kadar rahat bir şekilde santrada duruyor anlamak mümkün değil. Üstelik bir Şampiyonlar Ligi maçında.
SİNAN 'GOL'AT
Sadece kurtarması beklenen birinin hele hele değme forvetlere taş çıkartırcasına 90+5'te gol atması alışkın olunan bir durum değil. Ama O hem kalesine gelen topları kurtardı, hem de takımını kurtardı. Şampiyonlar Ligi'nde gol atan ilk kaleciyi (penaltı hariç) anlatmak ise spiker arkadaşım Aykut Aydın'a nasip oldu.Kaleci, gol falan demişken. Sahi Beşiktaş'ta Bako vardı bir zamanlar. Şu an ne yapıyor acaba?
GERİ VİTES
KİMSE ALAMAZ
Sezon başında Kayserispor'un Benfica'dan kiraladığı ve 12 gol atmayı başaran Ariza Makukula, bu kadar başarılı olunca hemen transfer söylentileri de ortaya çıktı. Kayserispor'da Süleyman Hurma açıklama yapmış '' Makukula'yla yaptığımız anlaşma sonrasında sezon sonunda 2.5 Milyon euro vermemiz halinde oyuncu bizim olacaktır. Başka bir takım biz vazgeçmeden devreye giremez '' demiş... Nedense aklıma şu aşağıda yer alan ve ülkenin dört bir yanına billboardlara verilen reklam geldi...:)
BOYD BİLMECESİ

Ocak ayı transfer dönemi yaklaşırken gol yollarında sıkıntı yaşayan Galatasaray için forvet hattına durduk yere Rangers'ın golcüsü Kris Boyd yazılmaya başlandı. Sezon başında Trabzon alıyordu Boyd'u olmadı şimdi Galatasaray alacakmış. Merak ettiğim bir konu var Boyd'la ilgili. İskoçya Premier Liginde son dört sezonun üçünde gol kralı olmayı başaran oyuncu, bu sezon başına kadar çıktığı 112 lig maçında 68 gol atmayı başardı. Bu sezonda şu ana kadar attığı 10 golle gol krallığında yine ilk sırada. Peki İskoçya'da futbol oynayan oyuncuların tamamının amacı bu ligi vitrin olarak gösterip İngiltere Premier Ligine transfer olmak iken neden son dört yılın üçünde gol kralı olan Boyd'u hiçbir İngiliz ekibi istemiyorda Galatasaray'a geliyor bunu anlamış değilim...
6 Aralık 2009 Pazar
GELECEĞİ GÖRDÜ

BÜYÜK KAPTAN SONG
Trabzonspor şaşırtmamaya devam ediyor. Evet Song belki de o kadroda kaptanlığı en hakeden hatta tek hakeden isim. Yılların tecrübesi ve 1994 Dünya Kupası'nda bile Kamerun'un kaptanlığını yapmış bir tecrübe abidesi. Ama 3 gün önce kadro dışı bıraktığın bir ismi nasıl birden kaptan yapabiliyorsun, bunun adı da bir yönetim mucizesi olsa gerek.PREMIER LEAGUE

SAVAŞMA ÇELİŞ BENLE
MASKOT'UN DUASI

BOZACI'NIN ŞAHİDİ ŞIRACI
CAMP NOU'DA BİR PANKART
Barcelona-Inter maçı öncesi iki takım sahaya çıkarken dikkatimi çekmişti bu pankart. Ancak fırsat bulabildim yazmaya. Yiğit arkadaşımız kimdir, necidir bilmiyorum ama Yağmur kızımıza olan sevgisini kutsal bir mekanda ilan etmiş olması takdire şayan bir davranış.

28 Kasım 2009 Cumartesi
EL CLASSICO !..
10. Messi Real’e karşı10 Mart 2007. Real Madrid istim üstünde. Puan farkını iyice kapatırken her maç daha iyi oynuyorlar. Barcelona ise düşüşte. Böyle bir ortamda Nou Camp’talar. Real daha iyi başlıyor ve 4. dakikada Van Nistelrooy öne geçiriyor konuk takımı. 10’da genç Messi çıkıyor sahneye: 1-1. 12’de Van Nistelrooy penaltıdan yine öne geçiriyor Real’i Messi yanıt vermekten yorulmuyor. 27’de durum yine eşitleniyor: 2-2. 72’de Ramos, Real Madrid’e üstünlüğü getiriyor. Ama artık bir dünya yıldızı olduğunu kanıtlayan Messi’den 88’de 3-3’ü sağlayan gol geliyor. Belki hayal kırıklığı yaşıyor Barcelona. Ama sonuçta Messi dünya futboluna adını yazdıracağını gösteriyor.
8. Puskas’ı tutana aşkolsunReal Madrid’in muhteşem kadrosunun ligi domine ettiği dönem. Tarih 27 Ocak 1963. Barcelona’da tam bir gösteri sunuyor Real. Gösterinin kahramanı göbeğiyle ünlü Ferenc Puskas. Macar futbolcu belki ilk bakışta futbolcuya benzemiyor ama eşsiz stili ve zekasıyla rakiplerin korkulu rüyası. 3 gol gönderiyor o büyülü akşamda rakip kaleye. İspanya’ya ilk geldiğinde hem Barça hem de Real’le sözleşme imzalayan Di Stefano’nun bir sezon Barça’da, diğer sezon Real’de oynamasına karar vermişti Federasyon. Barcelona hakkunı devredince Di Stefano gerçek bir Real Madrid efsanesi haline geldi. İşte o maçta da 1 gol gönderdi Barcelona kalesine. Diğer gol Gento’dan. Barcelona arada Re ile beraberliği sağlıyor ama 5-1’lik ağır yenilgiden kurtulamıyor. Sezon sonunda şampiyonluk Real’e gidiyor. Barça ise 6. olabiliyor.



TİMSAH GRİBİ

NEESKENS ?

TELLO'NUN AYAĞI
SADECE 1 SANİYE

OLD TRAFFORD'DA KARTALIN KANAT SESLERİ

HEM OYNAR HEM GİDERİM

KARTAL GÖRÜNÜMLÜ TARZAN
Manisaspor Başkanı Kenan Yaralı Beşiktaş taraftarına olan hayranlığını dile getirerek ''19 Mayıs Stadı'nı İnönü Stadı'na çevirmeliyiz'' diye haftasonu oynanacak Kayserispor maçı öncesi taraftarına bir mesaj yollamış. Bir Süper Lig takımının başkanının diğer takım ve taraftarını kompleks yapmaması adına son derece olumlu bir örnek.KEWELL:1-1:MANİSASPOR

TRABZO(R)SPOR
Zordur Trabzonspor'da futbolcu olmak, futbol adamı olmak.''Burada 21 yılda 23 teknik direktör eskitildi'' derken idam saatini bekleyen mahkum mağrurluğundaydı Hugo Broos. 24. isim olacağını bal gibi de biliyordu belli. Kale Arkası'ndan Coşkun ağabey de yazmıştı geçtiğimiz günlerde ''4 büyükler değil 3 büyükler'' deniliyor artık diye. Sebebi çok basit. Büyük takımlık, büyük vizyonla olur. Başarıya aç, sabırsız bir kesime söz dinletmek, bir şeyler izah edebilmek ve futbol izletmek zor hatta imkansız. Bitecekti bu izdivaç eninde sonunda zaten. Trabzonspor'un eski bir hocası vurdu tekmeyi Broos'un idam sehpasına. Ne gariptir ki bir başka eski hocanın adı geçiyor cesedi daha soğumadan. Aahh ahh... Eskiye rağbet olsaydı, Trabzon'a nur yağardı...DEFOE'LU WIGAN
Bir Premier Lig maçında görmeye alışık olmadığımız değil, görmediğimiz bir skordu. Futbol bilginleri çıkıp ''fi tarihinde vardı böyle bir maç nasıl bilmezsin?'' diye ola ki beni yerse de boynum kıldan incedir, hatırlamıyorumdur, saygı duyarımdır, gerisi teferruattır. Hepsini geçelim nasıl olur da bir Premier Lig takımı 9 gol yer onu anlamak güç. Defoe gol atmadı resmen abarttı. 9. dakika açılan gol perdesi de Wigan'ın Londra semalarında dokuz doğurmasıyla sonuçlandı. Son olarak; kalecilerin gol yedikten sonraki bakışlarına bir dikkat edin. Çok masum ve çaresiz oluyorlar. Garibim Kirkland nasıl da içlenmiş öyle.GLADIO

BIRAK BU İŞLERİ
11 Kasım 2009 Çarşamba
ALLAH RAHMET EĞLESİN

Robert Enke.Barcelona ve Fenerbahçe'nin formalarını giydi bir dönem.Şanssız başlamıştı kalecilik kariyeri,nitekim Fenerbahçe macerası, Türk Futbol tarihinde bir yabancı oyuncunun bir klüpte ki en kısa kariyerinin oluşmasıyla devam etti.Son yıllarda ki çıkışı onu Almanya Milli Takımı kaleciliğine kadar yükseltmişti. Daha önce çocuğunu kaybetmiş, psikolojisi bozuktu. İntihar etmeden öncede psikolojik tedavi görüyordu. Arkasında 8 aylık, evlat edindiği bir çocuk ve karısını bıraktı.Almanya'yı da Türk insanlarınıda üzdü Enke.Allah Rahmet Eğlesin...
10 Kasım 2009 Salı
FRİKİK SORUNU

Diyarbakırspor maçının 2. yarısında bir frikik kazandı Galatasaray. Topun başına duran topu coşturan isim yani Kewell'ın geçmesi bekleniyor elbette. Sadece bu maçtan bir hafta önce Sivas maçında duran toptan fileleri havalandırması bile topun başına geçmesi için yeterli bir sebep. Takımdaki sezon başı penaltı krizinin çözümleyicisi kaptan Arda giriyor devreye ve Kewell'a ''buyur ağabey'' diyor. Tabiki diyecek çünkü o Kewell, Galatasaray 2000 yılında Leeds United'ı Ali Sami Yen'de ağırladığı zaman Popescu-Bülent ve Capone'ye Sami Yen'in çimlerini yolduruyordu. O sırada Arda muhtemelen top toplayıcı olarak saha kenarında, Sabri de ''abi biletsiz girsem olmaz mı, valla altyapıda oynuyorum?'' diye polislere yalvarıyordu.

Vermedi topu Sabri. Aldı topu ellerine, arkasında sakladı ''benim topum'' der gibisinden. Basit bir mahalle maçına çevirdi bir Süper Lig maçını. Kewell'ın yüz ifadesi, Arda'nın ısrarı kâr etmedi elbette. Gol atmış ya eleman bir de frikik golüyle -hasbelkader- süsleyip iyi intiba bırakmak.Ciddi kuşkular içindeyim. Bu kuşkularım özellikle Galatasaray dergisinin kendisinden ''Bizim Çocuk'' diye bahsettikten sonra daha da arttı. 16. yılı olacakmış kendi deyimiyle Galatasaray'da. 1999-2009 yılı arasında 10 yıl olduğu basit matematik hesabını bile yapamayan birinden 7.12'yi tutturması elbette beklenemez.Kewell;büyüksün, adamsın. Sen varken, kaptanını bile takmayıp o topun başına geçenler utansın!İyi Orta Gol Olur'dan Fırat'ın ''Bir Golün Fotoromanı'' yazısını mutlaka okumalısınız.











