HER ZAMAN GÖZDEN KAÇAN BİRŞEYLER VARDIR ...

22 Aralık 2009 Salı

EN İYİSİ O

2009 Dünya'nın en iyi futbolcusu dün akşam herkesin beklediği üzere Tango'cu Messi oldu. Barcelona'nın göz bebeği , Dünya'nın en iyi Futbolcusu ödülünü alan ilk Arjantin'li aynı zamanda. Bu ödülü en çok hakeden isimdi, Lionel Messi ...

21 Aralık 2009 Pazartesi

RAKİPLER BELLİ OLDU

Atletico Madrid - Galatasaray maçının galibi bir üst turda Everton - S.Lizbon maçının galibiyle oynayacak.Lille - Fenerbahçe maçının galibi bir üst turda Liverpool - Unirea maçının galibiyle karşılaşacak.
Galatasaray bence şanslı bir kura çekti.Atletico Madrid'de çok yıldız futbolcu var bu bir gerçek. Ancak baktığınız zaman La Liga'da aldıkları kötü sonuçlara Şampiyonlar ligi halkasınıda eklediler ve sadece 3 beraberlik alarak gruptan mucizevi bir şekilde çıkmayı başardılar.Şuan liglerde devre arası olmak üzere.Transfer dönemi açılıyor.En büyük yıldızları,Maradona'nın damadı Kun Agüero'nun da Chelsea'ye transferi konuşuluyor kulislerde.Umarız gerçekleşir.Elenmeyecek bir rakip değil bence.Yeterki gününde ve tam olsun sarı kırmızılılar ...

Fransız Lille tehlikeli bir takım.Ayrıca çok golcüler.Fenerbahçe avrupada çok gol yiyor.Tehlikeli bir kura ancak ilk maçın dışarda olması Sarı Lavicertliler için büyük avantaj.Daum Twente maçını unutmaz inşallah ve ona göre oynatır takımını.Yoksa Gervinho, ikinci bir Nkufo faciası yaşatabilir Fenerbahçe'ye.Takımlarımızın turu geçmeleri dileğiyle maç gününü bekliyoruz.


HARRY KEWELL

Oz büyücüsü Milan Baros'un sakatlığında , Nonda'nın formsuzluğunda 8 puan kazandırdı bile Sarı Kırmızılılara ... Şimdiden Stay with us Harry demeye başladı Galatasaray taraftarları.Bizide stilinden mahrum etmemesini istiyoruz Avustralya'lı yıldızın.Umarım sezon sonunda sözleşmesini yeniler.


PAUSE

Ne güzel söylemiş spiker; ''Oysa herşey o kadar güzel başlamıştı ki...'' Hep görürdüm bazı bloglarda ama hiç anlam veremezdim. Neden, niye bir insan en sevdiği şeye ara verirdi ki? Meğer şartlar bu hale getiriyormuş bunu da yaşayarak tecrübe ettik. Stop değil pause tuşuna bastım sadece. Yorumlar abarınca, düşüncelerime yapılan kimi itirazlar(saldırılar) aile boyutuna ulaşınca ve normal bir insan olarak yazılan yazılar hep basın kimliğim yönümle özdeşleşince böyle bir ara verme zorunluluğu hissettim. Ben de büyük bir hevesle girişmiştim blog olayına. Maksat bildiklerimi yansıtmak, bilemediklerimi öğrenip anlamaktı. Güzel de oldu. Herşey çok da güzel başladı ve öyle de devam etti. Vaktini ayırıp okuyan, bilgisini paylaşan herkese teşekkür ederim. Altkimliğimi sorgulamadan, üstkimliğimle bir geri dönüş olacak elbette. Belki yarın belki yarından da yakın.

12 Aralık 2009 Cumartesi

KİMSİN SEN , ÇIK DIŞARI

Wolfsburg deplasmanında Michael Owen coşuyor coşturuyor ve 3. golünü de Wolfsburg ağlarına gönderiyor. Bu golün ardın da davetsiz bir misafir Dzeko ve Misimovic'in yanında bitiveriyor anında. Hayır oraya gelene kadar kim nasıl müdahale edemedi de o kadar rahat bir şekilde santrada duruyor anlamak mümkün değil. Üstelik bir Şampiyonlar Ligi maçında.

SİNAN 'GOL'AT

Sadece kurtarması beklenen birinin hele hele değme forvetlere taş çıkartırcasına 90+5'te gol atması alışkın olunan bir durum değil. Ama O hem kalesine gelen topları kurtardı, hem de takımını kurtardı. Şampiyonlar Ligi'nde gol atan ilk kaleciyi (penaltı hariç) anlatmak ise spiker arkadaşım Aykut Aydın'a nasip oldu.
Kaleci, gol falan demişken. Sahi Beşiktaş'ta Bako vardı bir zamanlar. Şu an ne yapıyor acaba?

GERİ VİTES


Nam-ı diğer Aziz Yıldırım. Bıraktığı Kulüpler Birliği başkanlığına geçici olarak da olsa geri döndü. Neyi ''bıvakıcam'' dediyse olmadı. Tuttuğu elinde kalıyor adamın.

KİMSE ALAMAZ

Sezon başında Kayserispor'un Benfica'dan kiraladığı ve 12 gol atmayı başaran Ariza Makukula, bu kadar başarılı olunca hemen transfer söylentileri de ortaya çıktı. Kayserispor'da Süleyman Hurma açıklama yapmış '' Makukula'yla yaptığımız anlaşma sonrasında sezon sonunda 2.5 Milyon euro vermemiz halinde oyuncu bizim olacaktır. Başka bir takım biz vazgeçmeden devreye giremez '' demiş... Nedense aklıma şu aşağıda yer alan ve ülkenin dört bir yanına billboardlara verilen reklam geldi...:)

BOYD BİLMECESİ


Ocak ayı transfer dönemi yaklaşırken gol yollarında sıkıntı yaşayan Galatasaray için forvet hattına durduk yere Rangers'ın golcüsü Kris Boyd yazılmaya başlandı. Sezon başında Trabzon alıyordu Boyd'u olmadı şimdi Galatasaray alacakmış. Merak ettiğim bir konu var Boyd'la ilgili. İskoçya Premier Liginde son dört sezonun üçünde gol kralı olmayı başaran oyuncu, bu sezon başına kadar çıktığı 112 lig maçında 68 gol atmayı başardı. Bu sezonda şu ana kadar attığı 10 golle gol krallığında yine ilk sırada. Peki İskoçya'da futbol oynayan oyuncuların tamamının amacı bu ligi vitrin olarak gösterip İngiltere Premier Ligine transfer olmak iken neden son dört yılın üçünde gol kralı olan Boyd'u hiçbir İngiliz ekibi istemiyorda Galatasaray'a geliyor bunu anlamış değilim...

6 Aralık 2009 Pazar

GELECEĞİ GÖRDÜ


Dün gece iyi bir maç çıkardı aslında Twente kalecisi Sander Boschker. Gerçi Fenerbahçeli futbolcuların son vuruşlardaki beceriksizlikleri de katkı sağlamadı değil hani. Roberto Carlos'un kullandığı taç atışında Alex altıpastan kafayı vurmuş, müthiş bir refleksle kornere çıkarmıştı topu Hollandalı kaleci. Köşe vuruşu kullanılırken defans elemanları da ileri çıktı haliyle. Herkes bir yana ama önce bir Lugano'yu kesti gözleriyle Boschker. Bell ki o bakışlar boş değildi. Sonrası? Lugano da O'nu kesti.

BÜYÜK KAPTAN SONG

Trabzonspor şaşırtmamaya devam ediyor. Evet Song belki de o kadroda kaptanlığı en hakeden hatta tek hakeden isim. Yılların tecrübesi ve 1994 Dünya Kupası'nda bile Kamerun'un kaptanlığını yapmış bir tecrübe abidesi. Ama 3 gün önce kadro dışı bıraktığın bir ismi nasıl birden kaptan yapabiliyorsun, bunun adı da bir yönetim mucizesi olsa gerek.

PREMIER LEAGUE


İngiltere Premier Liginde yer alan takımların 2008 Ekiminden 2009 Eylülüne kadar futbolcu transferlerinde menajerlere ne kadar ödeme yaptıkları açıklandı. Listenin başında tabii ki Sheikh Mansour'un Manchester City'si var. Rakamlar pound üzerinden olunca tabii biraz daha ilgi çekici oluyor. Adamların futbol kültürlerini zaten kıskanıyorduk, bu da son nokta oldu. Yok yok merak etmeyin, '' Acaba bizim kulüplerimiz menajerlere ne kadar ödüyordur '' diye sormayacağım çünkü biz daha ne kadar bonservis ödendiğini ve oyuncuların ne kadar kazandıklarını bile bilmiyoruz...
Manchester City - £12,874,283
Chelsea - £9,562,223
Liverpool - £6,657,305
Tottenham - £6,066,935
West Ham - £5,527,548
Arsenal - £4,760,241
Wigan - £3,576,972
Portsmouth - £3,184,725
Bolton - £3,166,611
Everton - £2,008,407
Sunderland - £2,007,040
Aston Villa - £1,708,374
Blackburn - £1,610,885
Hull - £1,599,188
Manchester United - £1,517,393
Fulham - £1,469,258
Wolves - £1,235,703
Birmingham - £974,982
Stoke - £716,042
Burnley - £468,398

SAVAŞMA ÇELİŞ BENLE

Fenerbahçe'nin resmi yalanlama sitesi bu kez de kendini yalanladı. Çocuğu kafasını çarpınca sehpayı dövenler var mıdır hala bilemiyorum ama futbolcunun yanlış beyanlarına körü körüne bağlı kalarak, yazılanın doğru olduğuna inanmadan sırf yalanlama uğruna fellik fellik link verenler acaba o kazadan sonra yanınladıkları yalanladıklama linkini neden resmi siteden kaldırdılar? Hani suçlu her zaman medyada aranır ya, e hırsızın hiç mi suçu yok?

MASKOT'UN DUASI


Fred The Red, yani bilindiği üzre Manchester United'ın maskotu. Beşiktaş, Kırmızı Şeytanlar karşısında ilk yarıyı 1-0 önde tamamlıyor ve iki takım da soyunma odasına gidiyorlar. Devre arasında yedek futbolcular ısınırken, ekrana istatistikler veriliyor. Tam o sırada Manchester United'ın şeytan kılıklı maskotu Fred, Rüştü'nün ikinci yarıda koruyacağı kalenin önüne geliyor ve önce kale direğine ayaklarını vuruyor sonra da alnını dayayıp dua ediyor. Aynı olayı ikinci direğe de yaptıktan sonra kale direğine iki şaplak atıp yoluna devam ediyor.Maskotun duası kabul olur mu bilmiyorum ama şeytanın duası zaten kabul olmaz. Olmadı da zaten. Doğru söyle Fred, o gece ne içtin sen?

BOZACI'NIN ŞAHİDİ ŞIRACI


''Demedim mi ben 5 hakem uygulaması getirilsin'' diye çığırmış Platini. Bir kaç tane de timsah gözyaşı dökmüş bu cümleler ağzından Fransızca Fransızca dökülürken. Henry'nin eliyle yoğurduğu pozisyonu videodan izleyip cezalandırmanın mümkün olamayacağını belirtiyor. Olur muymuş öyle şey? İrlanda'nın hakkı yensin kimin umrunda? Biz içimizdeki İrlandalıları temizledik belki ama ulusal futbol platformunun içini temizlemesi o kadar da kolay olmayacak belli.

CAMP NOU'DA BİR PANKART



Barcelona-Inter maçı öncesi iki takım sahaya çıkarken dikkatimi çekmişti bu pankart. Ancak fırsat bulabildim yazmaya. Yiğit arkadaşımız kimdir, necidir bilmiyorum ama Yağmur kızımıza olan sevgisini kutsal bir mekanda ilan etmiş olması takdire şayan bir davranış.


Arama