HER ZAMAN GÖZDEN KAÇAN BİRŞEYLER VARDIR ...

7 Kasım 2009 Cumartesi

KOYAMADIM KİMSELERİ YERİNE

TRT 2'de canlı röportajı var şu an. Tekirdağ'a gidince köfte, Maraş'a gidince dondurma, Adana'ya gidince nasıl akla kebap gelirse Bükreş'e gidince de Hagi'yle röportaj yapmak gelir.
Tekrarı da gün içinde yayınlanır mutlaka. Golleri ekrana geldikçe ben eskilere gittim. Yok be abi. Gelemedi kimse yerine. Geleni de istesek de koyamadık yerine. Öyle bir yer etti ki bu yüreklerde...
Aslında tam olarak antrenman da denemez. Gazete küpürlerinde görmeye alışkın olduğumuz ''bir grup taraftar'' türünden bir haber diyebiliriz tam olarak. İşte o grup dayanamamış -ki isimleri Hodri Meydan olur- Kocaelispor tesislerini basmış. Futbolcular da paraları ödenmeyince isyan edip antrenmana çıkmamış. Futbolcu antrenmana çıkmayınca taraftar da ''madem onlar çıkmıyor antrenmanı da biz yaparız anasını satiim'' demiş. Mış muş müş.
Bir zamanlar büyük takımların korkulu rüyası olan Kocaelispor'un düştüğü hale bakar mısınız? Ya şu topun peşinde koşturan kahverengi pantolonlu kösele ayakkabılı zat! Doğru düzgün ''Kocaelispor'' dediği bile tartışılır. Arkası dönük olanın topla alakası yok zaten kolbastı oynuyor heralde.
Yazık...Çok yazık...

BOŞNAK BÖREĞİ

Misimovic ve Dzeko'nun bu başlıkla bir alakası yok. Canım çekti birden gece gece. Sahi Beşiktaş'ın maçı vardı değil mi bu gece?

SEN KİM KAPTANLIK KİM

Beyimiz 2. kaptanlığı beğenmiyor, kabul etmiyor. Arda, Sivasspor maçında oyundan çıkarken kaptanlık pazubandını kendisine takmak istemiş de, eleman elinin tersiyle itmiş. O pazubanda bu kadar yaklaşman bile mucize. Kolunda olduğunu zaten rüyanda bile göremezsin Sarbi.

PATLAMAYA HAZIR


Ziya Doğan: Ben sahanın kenarına geldiğimde hakeme "Süleyman hocam, Süleyman hocam" diyorum, inanın suçluluk piskolojisiyle gözünü kaçırıyor. Eğer gerçekten haklı olsa, iyi maç yönettiğini düşünse, döner "Hoca ne oluyorsun" der. Maç bitti orta yuvarlakta bekliyorum, dördüncü hakem de yanımızda, "Hocam lütfen gözüme bak" diyorum bakamıyor, yemin ederim bakamıyor. Ben futbol adamıyım itiraz edebilirim, ben hocayla konuşabilirim. Şeref tribününden yöneticilerimiz sahaya indi, bu çok doğru bir karar değil. Ben onları çıkartmak için uğraştım ama insanoğlu bu, üst üste gelince bazı şüphelere düşüyor. Maç sonrası sinirliydim, içeri girdim. Siyasi tezahürat duymadım ama menajerim buna benzer bir slogan atıldığını söyledi. Ama ben orada değildim. Ben de bu hafta içerisinde bir basın toplantısı yapacağım. Lobisi olan bu ülkede etkili oluyor. Hakemler etkilenmiyor diyemezsiniz, yıllardır futbol oynuyoruz. İnanılmaz etkileniyor, bunu saklamak gerçekçilik değildir. Bizim şu anda yepyeni bir yönetim kurulumuz var, çok tecrübeli değiller, kendi haklarını doğru dürüst savunamıyorlar bu sefer de haksızlık üste üste gelince sinirleri geriliyor. Maçları 90 dakika incelerseniz 6 tane maç, ilk dört hafta sıkıntı yoktu, Diyarbakır nasıl olsa düşer dediler. Sonra Diyarbakırspor'un potanın üstüne çıkacağını hissettiler ve kesinlikle engelliyorlar. Ben bunu çok açık net söylüyorum.

Bu konuda ne kadar haklı yada haksız bilmesem de , Ayman'ı savunma artık hocam, bugün sarı kartı yanlış görmüşse şu ana kadar 50 tane kırmızısı es geçildi.

NE MAÇ AMA

Fransa 2. ligi genelde az gollü geçer. Hatta çoğu maç alt biter. Ama bu gece öyle bir maç oynandı ki akıllara zarar. Dijon-Chateauroux'u ağırladı kendi sahasında. Hatta 3. dakikada Ribas'la da 1-0 öne geçti. Sonrasında Chateauroux koydu ağırlığını maça. 15 dakikada bulduğu 3 golle ilk yarıyı da 1-3 önde tamamladı konuk ekip. İkinci yarıda Nsame ile de farkı 3'e çıkardılar hatta(1-4). Ama Dijonlu futbolcuların zoruna gitmiş olacak ki Ribas olaya el koydu ve farkı ikiye indirdi. Sonrasında Dijon'un golleri yağmur gibi gelmeye başladı. Son dakikaya 4-4 berabere girilirken ilk golü atan Ribas 90'da son sözü söyledi ve Dijon karşılaşmadan 5-4 galip ayrıldı.
Ne diyelim. Bu maçı izleyememek büyük şanssızlık.

NE DİYELİM ŞİMDİ SANA ...

Rengin, fikrin, zikrin ne olursa olsun, kameraların önündeysen ve yakanda mikrofon denen o zımbırtı varsa bırak içinde kalsın. O şahısların neler dediğini buraya koyma gereği duymadım. Bilen biliyordur artık zaten. İyi veya kötü, reklamlarını yapmak istemiyorum. Tabi hoş değil ve tasvip etmediğimiz bir tutum şekli. Bunu kınayanlar da rakip takımlara mutlaka küfür ediyorlardır, kimse de sütten çıkmış ak kaşık değil.
Amaaaa...
İşte burada koca bir ''ama'' var. Bu şahıslardan birine gazete, diğerine televizyon ekranını emanet edersen ''banttan'' bile olsa gün gelir sanal alemde seni batırırlar.
Ercan Saatçi ''cinsellikten bahsetmeyelim, Galatasaray konusuna hiç girmeyelim'' diyor. Demek ki Galatasaray mevzu bahis olunca küfür etmeden kendini tutamıyor.
Metin Özülkü ''bayanlar da izliyor, küfür etmeyelim'' diyor sonrasında. Koca bir camianın tepkisinden değil de bayanların tepkisinden çekiniyor.
Bu nasıl bir zihniyet, kimlerin arasındayız ve kimlerle iş yapıyoruz.
Küfür etsen o bile hafif kalır!

Arama